Sendromlar sağlıklı bedenleri hızla parça parça ele geçirirler. odak emri verir ve dokular bir bir düşer. farkında bile olmadan her biri bir hastalığa dönüşür ve sonuçta bir bedende bir den çok farklı hastalık ortaya çıkar….
nadir ve trajik bir hastalıktır “Locked-in Sendromu”. bazen beyin sapındaki bir felç le başlar ve hızla yayılır… hastalar istemli hiç bir kasını hareket ettiremez ama.. duyabilirler ve görebilirler… ve ama tepki veremezler… kilitlenip kalırlar…
sendromlu bir bedende bir kulak, bir göz ve bir göz kapağı hayatta kalmaya çalışır….. duyar görür… mücadeleyi bırakmayanlar bir tek göz kapaklarıyla koca kitap yazarlar…
sendromlu bir ülkede yaşamak bir göz kapağı gibi duyan bir kulak gibi…. herkes hareketsiz olmanı bekler.. gördüğün ve duyduğun halde….
sendrom yayılırken kilitlenmek, korkmak öylece kalmak… gördüğün ve duyduğun halde…
hastalık hızla yayılır onlarcası ortaya çıkar… ve sendrom ülke….
odağı bulmak çok zor ama yayılan şeyi görmemek, duymamak mümkün değil. …adına şiddet denir… yayılır ulaştığı ideolojiyi bozar yok eder….
mücadele edilmesi gereken düşmanın adıdır şiddet.. şiddetle, ŞİDDETSİZ mücadele, yüksek zeka, sabır, çok çalışma ve eğitimsiz olamaz… ama en önemlisi yalnız mümkün değildir bu mücadele…. bir olmak gerekir TEMİZ olmak….
şiddet duygusu barındıranları aralardan temizlemekle başlar ( ölen kim olursa olsun; öğrenci, sağcı , solcu, islamcı, atatürkçü, asker, polis vs vs gebersin diyen iyi oldu hakketti diyenler bunları paylaşanlar yüceltenler).
insanı merkeze alan ruhlarla başlar mücadele… Kilitlenmiş bir ülkede duyarak görerek başlar….
göz kırp ayıkla….
N.Ç.