Yıllar önce dünyanın uzak ucunda bir yerlerde cohen bize bir kadını anlatmıştı. Yemyeşil ormanların içinde, berrak nehir kenarında kuş sesleri ile yaşayan insanların arasına gelivermişti… ve insanlara aynasını göstermişti.. aynasına bakanlar çöplükleri en kaba şiddeti düşen yok olan kahramanları, sevgi peşinde koşan çocukları görmüşlerdi.

Sonbahar Geldi… beyaz atlı prensini bekleyen ve uyuyan güzel olup kendisinin öpülerek uyandırılacağını hayal eden, topraklar dolusu ruhla bir arada yaşmak ne kadar zor. O prens beyaz atıyla geldi ve uyuyan güzeller hala öpülmeyi bekliyor. bizler ise sadece gerçekliğin aynasına, gelseler kol kola olacağımız dostlara, bizlere zihinleriyle dokunan arkadaşlara bakabiliyoruz… bilgeler bilegesinin dediği ğibi ne yazık ki bir ayna ile doğmadık ve kendimiz görebilmek için başka ruhlara ya da kirlenmemiş kendi ruhumuza ihtiyacımız var…….. prenslerin masallardan çıkıp taa en başa geçtiği, kelimelerin, Alice Harikalar Diyarında ki gibi ne olmasını istersek o anlamlara geldiği günler var artık. ve geldi, yarın ve bundan sonra sonbahar. N.Ç