Tarlakuşu en zor ve ve en basit soruyu sorar.. ” erkekler kadınlardan neden korkar ? ” …. bilge Ged cevaplar ” eğer bir insanın kuvveti sadece bir diğerinin zayıflığıysa, korku içinde yaşar.” ……..
Korkunun kaynağı zayıf olanın bir gün güçlenmesi ihtimali değil midir….. güçlenirse kadın, kalır mı geriye o kuvvet … ve kuvvetlidir kadın pek çok.. erkeğe benzemez, yarım dır hep….. çoğala çoğala gider, yarımını tamamlar, bırakırsan özgür, inkar eder kaderini , önce yarılar ve yine dolar … çocukken genç kızlığa değişir, durmaz büyür ve anne olur , büyük anne olur… inkar eder kendi kaderini, değişir, zorunda kalır belki vazgeçer anne olmaktan , ama hep değişir, hep gelişir ölene kadar değişmeye koşar, hep yarım dır…. hep dolar , hep taşar…
Tenar da böyle bir kadın. bir manastırdan kaderini inkar ederek kaçışıyla başlar hayatı, içinde bilge ged’e olan aşkıyla yola koyulur….. bir adada kendine bir hayat kurar, öğrenir her şeyi…yıllar geçer ve bir adamla evlenir, anne olur… kocası ölür, çocukları çeker gider …….. ve Tenar, ruhu yüce, kocaman aklı, kocaman yetenekleri, kocaman yüreği olan bir kadına dönüşür….. ormanın ortasında bir kulübede yalnız yaşar, her şeyi bilir…. yarımdır onca büyük hayata karşı…. ne çocukları, ne bilgisi o eksiği doldurmaz… hayatı boyunca içindeki aşkı bekler aslında … ama hayat karşısına, ailesi tarafından öldürülmek istenmiş, ateşe atılmış küçük bir kız çıkarır… yüzünün yarısı yanmış, bir elini kaybetmiş , sevgisiz, aşksız bırakılmış…. tüm güçleriyle ve kalpleriyle sarılırlar birbirlerine, tam olmak için…. mutlu olmak için……. ve bir gün o çıka gelir… lider olmaya doğmuş olan, bilgelerin bilgesi ged… her şeyi bırakarak basit bir koyun çobanı olarak hayatlarına girer… ve işte sevgiyle aşkla bu üç yarım insan, tam oluverir birden…. gelişerek, çoğalarak, öğrenerek, ormandaki o kulübede, sonsuza dek mutlu yaşarlar..
işte bu kadar zordur yarım olmayı anlamak, tam olabilmeyi bilmek .. kaderini inkar edenlerin, şan şöhretten çok sevgiye kıymet verenlerin, bir koltuktan çok kalbin izini sürenlerin görebildiği bir mucizedir o……..
Kariyer denen yalanla, mevki denen ruh kırıcıyla gözleri kararan ve kendini çok çok önemli sananlara cevabı yine “Ged” versin
“sır diye bir şey yoktur… var olan bütün güçler, kaynağında ve sonunda tektir……yıllar ve uzaklıklar, yıldızlar ve mumlar, su ve rüzgar, insanoğlunun elindeki yetenek ve ağacın kökündeki bilgelik….. hepsi bir bütün olarak yükselir….. benim adım, seninki ve güneşin gerçek adı veya bir su kaynağının veya doğmamış bir çocuğunki…… bunların hepsi yıldızlar tarafından, yavaş yavaş söylenen, muazzam bir sözcüğün heceleridir. bundan başka güç yoktur. başka bir isim de yoktur.” N.Ç.